e-Posta PDF Yazdır
Etkinlik Çeşitleri
Günlük Eğitim Akışı Neden Gerekli? Hareketli ve Sakin Etkinliklerin Birbiri Ardına
Oyun Etkinliği Türkçe Etkinliği
Hareket Etkinliği Müzik
Fen ve Matematik Etkinliği Okuma-Yazmaya Hazırlık Etkinlikleri
Drama Etkinliği Alan Gezileri
Sanat Etkinliği Açık Havada Oyun/Bahçe Zamanı
Diğer Zamanlar

Müzik etkinliği
Müzik etkinlikleri günlük eğitim planında yer alan diğer etkinlikler sırasında da kullanılabilen etkinliklerdir. Ses dinleme ve ayırt etme, şarkı söyleme, ritim çalışması, yaratıcı hareket ve dans, müzik eşliğinde hareket, müzikli öykü oluşturma, işitsel algı gibi etkinlikleri içerir.

muzik_esliginde_dans 

Müzik Eşliğinde Dans - İstanbul Robert Çocuk İnceleme Merkezi

Müzik eğitimi yoluyla çocuğun müziksel becerilerinin yanı sıra müzik dışı becerileri de geliştirilebilir. Bu bireysel katkının yanında toplumu birleştirici ve geliştirici bir moral değer olan müziğin, eğitimdeki yerinin önemi tartışılmazdır.
Müzik eğitimindeki temel amaç, çocukta müzik sevgisini uyandırmak, hayal dünyasında müzik imgesini geliştirmek, ritim duygusunu ve kulak duyarlılığını geliştirmektir. Her çocuğun, özellikle kendisini en iyi ifade edebileceği müziksel etkinlik türünde grupla çalışması kuşkusuz onun sosyalleşmesinde de önemli bir yere sahiptir. Seslerin daha anne karnındayken bile çocuğu harekete yönlendirdiği bilinmektedir.
Şarkılardaki nefes yerlerine göre nefes alma, solunum kontrolünü ve akciğer gelişimini sağlayabileceği gibi; çalgılarla çalışma, hem büyük ve küçük kasların gelişimini desteklediğinden motor gelişimi olumlu yönde etkiler.
Kapsamlı bir müzik eğitimi alan çocuk, sanatsal eğitime hazır hale gelir, doğaçlamalar yolu ile yaratıcılığını geliştirir. Kendini müzikle ifade ederken, toplum içindeki yerini, görevlerini fark eder, iç ve dış disiplin geliştirir, müziğin temel kurallarını öğrenir ve değişik çalgılarla tanışır. Bu sayede müziksel bilgi ve becerisi artar, şarkı söyleyebilir, uyumlu dans edebilir ve ritm duygusu gelişir.
Çocuklar şarkı söyleme, çalgı çalma ve dans etme sırasında pek çok şeyi algılar, bilgi ve deneyim kazanırlar. Hareket, şarkı ve oyun bir bütün halindedir. Müzik herkes tarafından öğrenilebilir; doğaldır, bedenseldir ve her çocuğa uygundur. "Müzik öğretimi" olmaktan çok "insan eğitimi" olarak düşünülmelidir; çünkü yaratıcılığı geliştirmektedir ve yaratıcı çocuklar yaratıcı bir toplum için gereklidir.
Bu kadar olumlu katkıları olan müziğin okul öncesi eğitimde kullanılması son dönemlerde büyük artış göstermektedir. Orff metodu bugün birçok okul öncesi sınıflarında kullanılmaktadır.

Peki nedir bu Orff metodu?
Carl Orff değerli bir müzik eğitimcisidir ve kendi adını verdiği "Orff Öğretisi" gün geçtikçe tüm dünyada daha fazla tanınmakta ve değer kazanmaktadır.
Orff, çocukların doğuştan sese, ritme ve harekete karşı duyarlı oldukları fikrini temel alır. "Müzikal olmayan çocuk" olmadığına inanır;  tüm çocukların ve insanların müzikle ilgilenme, müzik yapma, müzikle yaşama hakkı olduğunu söyler.
Günümüzde değişik alanlarda zorluk yaşayan çocuklar da bu öğretiden yararlanmaktadır.  Bu metod çocukların sadece dinleyici ya da izleyici değil, etkin olduklarını savunur.  Çünkü bu öğretide ortaya çıkan üründen çok süreç önemlidir.  Bu süreçte çocuklar bir anlamda kendi müziklerini kendileri yaratırlar.  Çocuğun kendi sesi ve vücudu, en değerli çalgı olarak kabul edilir.  El çırpma, ayakları yere vurma, eller ile üst bacağa vurma gibi doğal vücut hareketleri çok sık kullanılır.  Orff, gelişmiş çalgılar yerine kolay öğrenilebilen, ritmik yönelimli, basit, vücuda yakın çalınan ve akort sorunu olmayan çalgılar yaratmıştır.  Bunlar arasında ksilofon, metalofon, davul, çelik üçgen, marakas, çeşitli ziller, trampet bulunur.  Çocuklar çalışmalara elleri, ayakları, gözleri, kulakları ve tüm bedenleri ile katılırlar.  Bu şekilde dokunarak, izleyerek, duyarak, yaşayarak, oynayarak, ve yaratarak öğrenirler.